30 Aralık 2011 Cuma

bobbi brown lash glamour extreme lengthening mascara


hafta sonu için Antalya'ya gittim.şansıma hava çok güzeldi bol bol gezdim.çok sevdiğim Kaleiçi'nin dar taş sokaklarında dolandım.tabi alışveriş de yaptım.Terracity'deki Boyner mağazasının içinde olan Bobbi Brown vazgeçilmez uğrak yerim oldu.makyöz Güneş Hanım, doğal ama güzel makyajı ve içtenliği ile kendinizi o kadar iyi hissetmenizi sağlıyor ki, diğer mua'lar gibi boya küpü ve de kasıntı değildir kendileri.ve de mükemmel makyaj yapıyor.ne istediğinizi şıp diye anlayıp 12 den vuruyor.
bu ziyaretimde şans yine benden yanaydı ve çok zor indirime giden Bobbi, 2. ürüne %50 indirim yapmıştı.rimel ihtiyacımı karşıladım ve bir de ruj aldım.rimeli anlata anlata bitiremem.kat kat sürseniz bile kirpikleriniz kalıp gibi değil yumuşacık oluyor ve ağırlaşmıyor.tül gibi duruyor resmen.uzatıyor, dolgunlaştırıyor, kurum gibi dökülmüyor, bulaşmıyor ve temizlemek istediğinizde nazikçe kirpiklerinizi terkediyor
içinde kurşun ve balmumu yok.yani sağlık açısından uygun olduğunu ve uzun süre donmayacağını vaad ediyorlar.
bu rimelden önce loreal lash architect 4d ve max factor masterpiece  denedim.loreal tam bir hayal kırıklığı oldu çünkü o rimeli almak için gitmiştim resmen.sonrasında max factor'u denedim ve oldukça beğendim fakat bobbi'yi denemeden almak istemedim.iyi ki öyle yapmışım. şimdilik çok memnunum ve bir daha alır mıyım? EVET







20 Aralık 2011 Salı

anvelop elbise


''bu açıdan çekeyim daha güzel olur'' diyen yok, ''etek ucun yamuk durmuş biraz düzelt'' diyen yok..hep gelişi güzel  çekiliyor.çok üzgünüm kusurlara takılmayınız.çok isterdim daha anlamlı  ve belirgin fotoğraflı yayınlarım olsun ama bir çoğumuzun aynı dertten muzdarip olduğunu düşünerek avutacağım kendimi.

artık bazı kıyafetlerin yazı ve kışı olmadığını düşünüyorum.çizme, opak çorap ve hırka/ceket ile tamamlanınca bu tarz elbiseleri giyebiliyoruz artık.kısa kollu yada ince kumaştan diye kimse ayıplamıyor eskisi gibi..

kumaşı Ankara'daki Bursa Kumaş Pazarı'ndan metresi 10 liraya almıştım.içine astar dikmedim.daha önce diktiğim iç elbise ile birlikte kullandım.

kalıp: haziran 2011, model 139  

17 Aralık 2011 Cumartesi

dış mekan dekoru


erkek arkadaşıma ait bir yerin bazı işlerini yapmıştım geçen sezon başı.dışarıya açılan ve insanların gözü önündeki , alelacele yapılmış bu koridor, erkek arkadaşımı çok rahatsız ediyordu ve tavanı bir perdeyle kapatmak onun fikriydi. yani fikir ondan hayata geçirmek benden..ilk etapta bloğum olmadığı için fotoğrafını çekme gereği duymamıştım.bloğu açtıktan sonra fotoğraf çeksem de bir işe yaramayacaktı çünkü öncesi ve sonrası olarak göstermem için perdenin kaldırılması gerekiyordu.yaz ortasında perdenin takılı halini çekmiştim.geçen ay da perde kaldırılınca  :)

eni 180 cm ve metresi 1,5 lira olan ham bir kumaş kullandık.15 metre uzunluğunda 2 parçayı uzunlamasına birleştirdim dikerken arasına saten kurdele ekledim.bu ortası oldu.2 kenarını da kurdele ekledim.

demirciye biri ortada yüksekte, 2 si kenarlarda ve alçakta olmak üzere 3 adet demir boru yaptırıldı bize de yaklaşık 100 adet kurdeleyi bağlamak düştü :)

fotoğraflarda kendini belli etmese de, çok hoş bir havası oldu.opera salonları gibi :)gelen geçen fotoğrafını çekiyormuş.eee ben de her geçişimde işe yaramanın ve beğenilen bir şeye imza atmanın verdiği keyifle gülümsüyorum.










14 Aralık 2011 Çarşamba

elyaf dolgulu mont



yine bir mont, yeni bir mont..iyice elim alıştı ve bir sürü montumun olması fikri hoşuma gidiyor.bu kalın kumaşlardan başka ne yapabilirim bilemiyorum ayrıca.

kalıbı, çok beğendiğim uzun bir kabanımdan çıkardım. böyle olunca prova da istemedi.içine astar yerine kapitone kullanmayı düşündüm ama siyah kapitone bulamadığım için,metre elyaf ve astarı birleştirerek kendi kapitonemi yaptım :) gerçi baklava desenleriyle uğraşmayıp bir kaç yerinden sabitledim sadece ama olsun..




kalıp ile elyafı ve astarı kesip ayrı ayrı diktim.sonra üst üste geçirip, omuz ve yan dikişlerin üzerinden makine çektim.sonra sabitlemek için bir kaç yerine dümdüz makine çektim.hepsi bu sıcacık tutuyor..




işte bu cepler beni çileden çıkardı.kumaş örgü gibi ve okadar çok atıyordu ki.overlok çektim ama cebin kenarlarını çıtlatmak gerektiği için çok zorlandım,çıtların biraz daha derin olması gerekiyordu ama bu sefer ilmik ilmik atıyor kumaş.bu yüzden bazı yerler kasma yapıyor ..


ilikler için terziye götürmediğime pişmanım.kumaş bu haliyle çok kalın olduğu için makinem ilik açmadı ben de kendim açıp, elimde işleme yünü ile döndüm kenarlarını..

13 Aralık 2011 Salı

bobbi brown corrector + creamy concealer kit , mac blush






bir değişiklik yaparak makyaj postu yayınlamak istedim.asıl amacım bobbi brown'un ödüllü corractor ve concealer'ını tanıtmak idi ama sonunu her zaman yaptığım kolay bir göz makyajıyla bitirdim.
göz altım oldukça sorunludur.çökük olduğu için morluklar var maalesef ve birde o morluklardan kurtulacağımı düşünerek yıllarca kullandığım göz altı kremlerinin etkisiyle minik yağ bezeleri var.

artık elimi asla kötü kremlere sürmüyorum.göz altım  ve cildim için kullandığım tek marka L'OCCİTANNE.
dünyada organik patentli 2 markadan biri ve inanılmaz memnunum.başka bir yazımda ayrıntılı anlatacağım.

alt fotoğrafta tekli olan corrector.tek başına kullanılması tavsiye edilmiyor.ardından concealer kullanılması gerekiyor.gündüz makyajı için oldukça fazla, fakat gece için şiddetle tavsiye ediyorum. 
ben gece makyajımda mutlaka önce correctoru sürüp yaklaşık 5 dk bekledikten sonra concealer ve ardından sabitleyici pudrayı sürüyorum.

ikili olan ise concealar + sabitleyici pudra.gündüz makyajımda bu ikiliyi kullanıyorum.mükemmel bir kapatıcılığı var.ayrıca siz yıkayana kadar asla sizi terketmiyor.

fiyatlar açısından ilk etapta biraz pahalı geliyor kulağa, fakat mayıs ayından beri kullanıyorum ve en az 1,5 sene daha yetecekmiş gibi duruyor..


corrector_light bisque
creamy concealer_beige
powder_pale yellow

ilk firça kapatıcı fırçası.bobbi'nin  fırçası oldukça pahalı olunca Sephora'dan çok çok ucuza bu fırçayı aldım ve de memnunum.önceden parmak uçlarımla sürerdim ama fırçayla sonuç daha homojen oluyor gerçekten.

ikinci fırçayı eklememin sebebi, sağ ucunda ki sünger fırçayı göstermek..
göz kalemimi  kalıp gibi sevmediğim için sünger uçlu bu fırçayla hafifçe üzerinden geçiyorum.hem daha buğulu bir makyaj oluyor hem de daha kalıcı..kalemi rastgele sürüp, biraz dağıtıyorum. 





MAC allıklar gerçekten çok başarılı, renkleri muhteşem ve çok kalıcı.saatlerce sürdüğünüz gibi kalıyor.fakat bobbi brown allıkları açık ara farkla önde bana kalırsa.kutusunda pamuk helva gibi duran bu allık benim tenimde pembe ile şeftali arasında bir renk yansıtıyor.koyu renk allıklar her zaman daha yaşlı ve yorgun gösterdiği için tercih etmiyorum.doğal renklerden yanayım.terlediğimizde, koştuğumuzda veya utandığımızda yanaklarımız kahverengi değil, pembeleşir ne de olsa :)



12 Aralık 2011 Pazartesi

ölüdeniz


pazar günü hava muhteşem olunca balığa gittik.erkek arkadaşım işin balık tutma kısmı ile ilgilenirken, ben sizler için japon turist misali bol bol fotoğraf çektim ve de keyif çattım :)
































denizin içinde eski ev kalıntıları


ve karadan günbatımı...


7 Aralık 2011 Çarşamba

elektrik mavisi skinny


bu pantolon benim ilk renkli pantolonum olma özelliğini taşıyor.bu sene renklere geçiş yapabildim.hala inanamıyorum.
sevgili suzy 'nin pantolonunu görmem ile kalıbı denemek için cesaret geldi diyebilirim.çünkü pantolon kalıplarından çok korkuyorum.aman kilolu gösterecek, aman popoyu yayvan yapacak diye düşünmekten, hep elbise, bluz gibi düzeltmesi mümkün olan şeyler dikiyorum.ben bu kalıbı sevdim ama bende daha iyisi var diyen varsa lütfen söylesin. artık renk renk pantolon dikmek istiyorum.

kalıbı burda  şubat 2010 / model 111 

bu kumaş aslında pantolonun pervazında gördüğünüz renkti.kumaşı kestim, pantolonun dış ve iç kısmını birleştirdim ve ne göreyim? yıkadığım halde çıkmayan ve kumaşı keserken farketmediğim minik lekeler var..tabi gözden çıkardım kumaşı ve çamaşır suyunda bir gece beklettim, ertesi gün viktoria toz boyanın, kot mavisi rengine boyadım.rengi çok güzel aldı ve lekeler kapandı ama kemer parçalarını makinaya koymayı unutunca :) pantolonu pervaz ile çevirmek durumunda kaldım. birde tabiki değişiklik yaptım ve pantolona yandan değil önden gizli fermuar taktım.







ev botu yapım aşamaları



geçen haftalarda burada kalıbını verdiğim ev botunun yapım aşamalarını isteyen arkadaşlarım olmuştu.en küçük detaya kadar fotoğraflayıp anlatmaya çalıştım.umarım faydalı olur.
kalıp için buraya tıklayın.




ihtiyacımız olan en önemli malzeme keçe taban.aslında keçe kumaş alıp kesmeyi düşünürken tesadüfen ayakkabı tamircimde hazır taban gördüm.çifti 3 lira idi.bir tarafının karton olması ile daha sağlam olacağı için bunu tercih etmenizi öneririm.





bu aşamada ayak numaranıza göre tabanı kesip, metre elyafı silikon, bali vs.. gibi yapıştırıcılar ile kenarlarından yapıştırın.aman ortasına yapıştırıcı sürmeyin, aksi taktirde sertleştiğinde ayak tabanınızı rahatsız edecektir.
metre elyaf kullanmak, aramak, satın almak vs.. istemezseniz bunun yerine polar kullanabilirsiniz.




 iç ve dış olarak kumaşımızı kesiyoruz.içi için malzemem yeterli olmadığı için parça parça yapmak zorunda kaldım.bir yerde resimler açısından faydalı da oldu, resimlerde iç ve dış daha belli olacak.anlaşıldığı üzere parça kumaşlardan oluşan kısım, botumuzun içi olacak.ona tabanı ekliyoruz.dış kısma gelecek olan parçada taban yok.




 keçe ve elyaftan oluşan tabanı, botun tabanına yapıştırıyoruz (sadece kenarlardan)  ayrıca görüldüğü gibi dikişler dışta kalacak.sonra dış parça ile iç parçanın ağız kısmını yüzü yüz gelecek şekilde dikiyoruz.




kumaşı iç parçanın üzerine çevirip, keçe tabana elde dikiş ile tutturuyoruz.hepsi bu, maliyet oldukça az.dilediğiniz renkte ev botu elde edebilirsiniz.sevgiler