25 Ekim 2011 Salı

ilk PATRONES denemem



işte beni merakta bırakan, biran önce sonucu görmek istediğim bir model.kalıp çıktı ve kumaş kesildi.
acilen provaya hazırlamaya gidiyorum :)



degaje tunik / elbise


değişik modelleri seviyorum.daha kalıbı çıkarırken beni heyecanlandıran modeller var.nasıl olacak, nasıl duracak diye düşünmek beni motive ediyor.bazen hüsranla sonuçlanıyor.örneğin bu bluz / elbise...kalıbı o kadar büyük ki, patronu çıkardığım zaman daraltmayı düşündüm sonra da dedim ki '' belki bol güzel olur beğenmezsem kol altından daraltırım n!olcakkk'' ...
inanın 36 beden olan bu kalıp, 42 beden olan anneme giydirdiğimde çuval gibi oldu. 6 cm içeri girmek zorunda kaldım. böylelikle tek taraftan 12, toplamda 24 cm daraltmış olmama rağmen, şu haliyle bile sanki 40 beden birine daha çok yakışacak gibi duruyor.

bu arada yüzümü gizlemekteki tek sebebim; her daim makyajlı, derli toplu olamamak veya fotojenik çıkmadığımdan.malum resimleri çekenler benim gibi blog heyecanı yaşayan kişiler değil.kardeşim ya da anneme düşüyor bu görev ve şöyle düşündüklerini hissediyorum ;aman çekeyim de bitsin..
güzel çıkıyor mu, üzerim düzgün mü, vurgulamak istediğim yerler var mı..hiiç dert etmiyorlar vallahi..yoksa ben daha samimi ve içten olması sebebi ile böyle bir sansüre gerek duymazdım.




konumuzu dönersek, bir  değişliklik yaptım .etek ucuna, daha dar bir ek koydum.hani bol tunikler vardır ya kalça hizasında durması için geniş ve dar bir parçası vardır etek ucunda...aşağıda ki fotoğrafta görebilirsiniz.renk farklılığına bakmayınız, kahverengi gibi çıksa da gerçek rengi gri, yani üzerimde ki hali..parçasını 1 liraya aldığım güderiyi kullandım.daha bir kaç rengi mevcut..

bu şekilde ister içeri kıvırıp bluz gibi, ister bol bırakıp elbise gibi, ister şerit kısmını kalçaya oturtup tunik gibi kullanırım diye düşündüm.







kalıbı mart  2010 burda'ya ait







20 Ekim 2011 Perşembe

yarım kollu ceket


çok çabuk sıyrıldım bu işten.düğmeleri astarı biran önce halledince sürünmedi elimde..

kalıba sadık kalarak diktim ama kısa gelince altına parça ekledim.2 sıra dikiş olmasının sebebi bu :) biraz üşengeçlik yaptım.
bir de kol altı bedenden düz çıkıyordu ben biraz ovallik verdim, daha hoş durdu bu şekilde.
bir önceki yazımda belirttiğim gibi, kalıp bana hediye, üzerine de hangi sayıya ait olduğu not alınmamış.







sabun izleri duruyor hala :)


deri ceketimi üzerimde fotoğraflayamamıştım.anneciğim biraz daha yukarıdan çekseymiş yaka da görünecekti ama şimdilik bu kadar :) 

aksilik yaşamasaydım da 5 cm daha uzun olsaydı, daha bir mesuttum şimdi.dalgın olmanın bedeli işte..


şimdi degaje yakalı bir elbise kestim.yarın veya yarından sonra burada yerini alır diye umut ediyorum.üst üste ceket dikince biraz sıkıntı bastı ve araya kolay bir iş almalıyım dedim.çünkü elbise sonrası bir ceket planım daha var..

16 Ekim 2011 Pazar

suni deri ceket


elimdeki işi çabuk bitirmenin ve yeni modele başlamanın mutluluğu ile yazıyorum bu postu.
kumaşım suni deri de olsa, sonuçta deri olduğu için ilk etapta dikmeye korktum fakat  beni üzmedi ve oyalamadı.sonuç içime çok sindi diyebilirim.ufak aksilikler var yine de.örneğin modeli kısa buldum ve biçerken ön ve arkayı, kol altı mesafesinden 5cm uzun tuttum.nasıl olduysa biri uzun diğeri kısa oldu.böyle bir şeyin imkanı var mı? 
aynı hata üst üste tekrarlanır mı? trençkotun da boyun oyuğunda yapmıştım aynı hatayı.sanırım çok dalgınım bu aralar.nitekim uzun olan tarafı kısaltınca, kalıbın orjinaline geri döndüm mecburen :)





düğmeler modelde yok fakat sağa sola kaymasından ve önünün çok açılmasından dolayı ben rahat edemedim.çözümü düğme eklemekte buldum.bu sefer düğme aramakla vakit kaybetmek istemediğimden ve de daha şık duracağını düşündüğüm için, elimde bulunan düğmeleri kumaşla kapladım.küçük bir bilgi de olsa aşamalarını resimledim.




 
2 sene önce kursa giderken tanıştığım çok tatlı bir bayanın, bana verdiği bir kalıpla, kısa kollu ceket biçtim.bu kalıbın hangi dergiye ait olduğunu bilmiyorum maalesef.belki kalıbın ait olduğu yeri bir tanıyan çıkar diye ifşa ediyorum :)

kumaş aşağıda görünen bürümcük tarzında, haki rengi ile kahve tonlarında bir kumaş.kol vs olmadığı için kısa sürmesini temenni ediyorum.

ben çok huzurlu bir hafta sonu geçirdim ve hafta içinin de aynı mutlulukla geçmesini diliyorum.
umarım haftanın ilk gününe hep beraber güzel uyanırız..
herkese sevgiler



11 Ekim 2011 Salı

ocak 2006 / model 101



veee nihayet 1ay sonunda trençkotu bitirebildim.1 ay uğraş vermedim gerçi.. kesip tatile çıktım, sonrasında hastalık ve uyuşukluk derken sonuç almak uzun sürdü.

alt düğmede potluk var gibi duruyor ama bacağımı büktüğüm için sanırım.dümdüz durması için iliklere ve düğmelere çok özen gösterdim.küçük bir hatam var ; aşağıdaki resimde yakanın alt kısmında belli ediyor kendini.bu modelin A ve B olarak 2 ayrı versiyonu vardı.birinin boyun oyuğu daha aşağıda idi.ben kalıbı çıkarırken önleri  ve kolları yüksek, arka kısmı düşük çıkarmışım, önce yüksek olanları kesmeyi düşündüm ama baktım ki çok aşağıda olacak.  (o düşüklükteki boyun oyuğunu anlayabilmiş değilim)  aynı yüksekliğe getirmek için maalesef parça koymak durumunda kaldım ama çalışmamı kurtarmış olmanın mutluluğu ile gözüme pek batmıyor.



 elbet bir gün kullanılır diye, astarı daha önceden parça olarak almıştım.boyu yetmeyince kenarlardan çıkan parçayı ekledim.

kumaşı 3,5 liraya
astarı 1 liraya
düğme ve kemer tokasını 5 liraya aldım.sonuç olarak düğmeler yüzünden pahalıya gelse de, 9,5 liraya bir trençkotum oldu :)


                         uygun bir kemer tokası bulamadığım için metal tokayı kumaş ile kapladım.ortadaki demirini takıp, kemerin diğer ucuna zımba yaptırmayı düşünüyordum, vazgeçtim.nasılsa artık kemeri tokadan geçirmek değil de, kuşağı bağlamak moda.



                                         

şimdi son hız burada bahsettiğim deri ceketi dikiyorum. diğer yandan da kısa kollu bir ceket kestim.uzun zaman önce farkettim ki bir şey dikerken, diğeri sırada beklemezse rahat edemiyorum.sürekli bu bitince ne diksem düşüncesi bana rahat vermiyor.ah bu dikiş tam bir hastalık!!!!

3 Ekim 2011 Pazartesi

neler yapıyorum ?




uzun zamandır ihmal ediyorum bloğumu.önce tatil, sonra hastalık derken uzak kaldım.yavaş yavaş işliyor elim nedense.hiç canlılık yok, halbuki beni heyecanlandıran yepyeni kumaşlarım var.

trençkotu bitirdim nihayet sadece düğmeler alınacak ve ilik açılacak.bir de kemer tokası bulmam gerekiyor Fethiye şartlarında.hepsi tamamlanınca bloğumda yerini alacak.

bu esnada yeni aldığım bir kumaşı, 2010 mart / model 120 için uygun bulunca, kalıbı çıkarıp kesiverdim.kumaş suni deri.fakat bir türlü kumaşı birebir yansıtan fotoğrafı yakalayamadım.






söylemeden geçemeyeceğim, o kadar kalıp çıkardım, hep özenirdim paftadaki tamamı renkli olan kalıplara.sonunda muradıma erdim.bu modelin kalıbı pembe yüzeyli :) kalıbı çıkarmak çok kolay oldu.


herkese sevgiler